Blade's profileSELAM İSTANBULDAN İZMİR ...PhotosBlogListsMore Tools Help

Custom HTML

 
Myspace LED Scroller

özel

 
Myspace LED Scroller

Windows Media Player

Blade ...

This person's network is empty (or maybe they're keeping it private).
Lists
No list items have been added yet.

Video

 
HALAY DOSTLARIM DÜGÜN
yükleyen ceyda

Video

 
iSTE HALAY
yükleyen gruporcan

Video

 
HALAY STAR GRUP ORCAN STAR HALAY PARIS
yükleyen gruporcan

Video

 
HALAY CAEN STAR GRUP ORCAN
Yükleyen gruporcan

Video

 
Ceylan - Halay -Ibo Show
Yükleyen rubeyda

Video

 
Aslı hunel
Yükleyen bitanms

Video

<
 
Cankan - Dönmem
Yükleyen Peri

Video

 

Video

 

Video

 

Soapbox Video

Loading...
Ziyaret ettiğiniz için teşekkürler!
Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
小妖wrote:
: )
 
July 11
NURwrote:
yüreginize saglık ne de güzel anlatmışsınız...
May 7

SELAM İSTANBULDAN İZMİR VE TÜM TÜRKİYEYE

There are no categories in use.
by 
Photo 1 of 40
August 17

Konuşulan konu hoşgeldiniz

 

Alıntı

...HOSGELDİNİZ...
 
June 04

Konuşulan konu HER ŞEY SENDE GİZLİ

AY KARANLIK
Maviye
Maviye calar  gozlerin,
Yangin mavisine
Ruzgarda asi,
Korsem,
Senden gayrisina yoksam,
Bozuksam,
Can benim, dus benim,
Ellere nesi?
Hadi gel,
Ay karanlik...
 
Itten ac,
Yilandan ciplak,
Vurgun ve bela
Gelip durmussam kapina
Var mi ki doymazligim?
Ille  de ille
Sevmelerim,
Sevmelerim gibisi?
Oturmus yazicilar
Fermanim yazar
N'olur gel,
Ay karanlik...
 
Dort yanim pust zulasi,
Dost yuzlu,
Dost gulucuklu
Cigaramdan yanar.
Alnim operler,
Suskun, hayIn, ciyansi.
Dort yanim pust zulasi,
Donerim donerim cikmaz.
En leylim  gecede olesim tutmus,
Etme gel,
Ay karanlik...
 
AHMED ÇELİK

 


 

Konuşulan konu SUSARAK

 

KENDİNE İYİ BAK DERLER VE GİDERLER...


"Kendine iyi bak. Aramızda geçen herşeye rağmen benden sonra iyi olduğunu bilmeyi tercih ederim. Aslında bilmem çok önemli değil, iyi olduğunu varsayacağım ben. Seni bir daha asla görmemek üzere gidiyorum ben, seni kendinle başbaşa, yapayalnız bırakıyorum ben. Biliyorum kendini bırakacaksın benden sonra, o yüzden iyi bak diyorum. Aslına bakarsan, çok da fazla umursamıyorum."

"Kendine iyi bak" derler ve giderler. Tutkuyla sevenler, bazen birden fazla söylerler bunu. Çünkü onları ayırmak, eti tırnaktan ayırmak gibidir. Kolay kolay kopamaz onlar, süreç çok acı vericidir, yürek parçalıyıcıdır. Her seferinde azalan umutlarla geri döner ve yine “Kendine İyi Bak” gözleriyle ayrılırlar. Ta ki umut da, sevgi de tükeninceye kadar…Ta ki son elveda mezar sessizliğine bürününceye kadar…

Tutkunun ötesinde sevenler, bir kez “Kendine İyi Bak “ derler ve giderler. Onlar eti tırnaktan ayırmak yerine ölümü yeğlerler. Onlar bu acıyı bir kezden fazla kaldıramayacaklarını bilirler.

"Kendine iyi bak" derler ve giderler. Bu sözlerin içinde ihanet yok, hiç bir zaman olamaz derler ve giderler. En büyük ihanet değil midir aslında seni seveni, ihtiyacı olanı yüzüstü bırakıp gitmek. "Kendine iyi bak" derler ve giderler. Seni suskunluğa mahkum edip giderler. Seni parçalara ayırıp, en büyük parçayı yanlarına alıp giderler. Seni senden alıp giderler.

Arkalarına bakmadan çekip giderler eğer yalnız kalmışsan, çünkü insafsızlıklarını görmek istemezler. Herşey o saniye orada bitsin, kapansın bu sayfa isterler. "Bitti" diyemedikleri için, "kendine iyi bak" derler. "Kırıldım ve affedemiyorum" diyemedikleri için "kendine iyi bak" derler. "Seni istemiyorum artık, hayatımdan çıkaracağım ama bil ki hiç unutmayacağım" diyemedikleri için kendine iyi bak derler. "Biliyorum çok kanayacaksın ama daha iyisini yapamıyorum" diyemedikleri için "kendine iyi bak" derler. Vicdanlarını rahatlatmak için kendine iyi bak derler, çünkü o kan uzun süre akacaktır ve o yara asla kapanmayacaktır, bilirler.

"Kendine iyi bak" bir noktadır çoğu zaman. Kendine iyi bak deme bana, sadece kötülükler noktalansın isterim ben. Oysa sen iyisin… Sen gözümdeki ışık, dudağımdaki tebessüm, sen içimdeki sevinçssin. Sen hayatıma renk katan, sen yüreğimdeki çarpıntı, sen hayatımdaki neşesin. Sen yolumu aydınlatan, sen dert ortağım, sen gönül yoldaşım, sen bir tanesin. "Kendine iyi bak" deme bana. Nokta koyma.

Keşke böyle yaşanmasaydı bazı şeyler, keşke affedebilsen beni, keşke ben de affedebilsem… Keşke döndürebilsek zamanı geriye. Keşke bugünkü aklımızla yaşasak herşeyi baştan. Nafile... Ama yine de, gitmesen olmaz mı? Bitmesek olmaz mı? Sen eksikken, ben nasıl tam olurum? Senden kalan boşluğu kimlerle doldururum? Savaşsak, aramıza giren şeytanla olmaz mı? Hani büyük aşklar her türlü engeli aşardı, hani gerçek dostluklar her sınavı geçerdi, hani sevgi eninde sonunda kazanırdı? Hani hayatta hiç kirlenmeyecek değerler vardı? Hani en büyük zaferler, en kanlı savaşların ardından kazanılırdı? Bunların hepsi yalan mı? Sahiden..., gitmesen olmaz mı? Bitmesek olmaz mı?

Peki o zaman... Senin istediğin gibi olsun... Öyleyse...Sen de "Kendine İyi Bak."


Konuşulan konu GİT(ME)

 

Alıntı

GİT(ME)

GİT (ME).......  DESEM

 

Git.. Yüzüme öyle bakma git. Hiç durma, bir gidenin bir daha asla giremeyeceği kapı orada, git. Hiçbir şey açıklamak zorunda değilsin. Giderken söyleyecek şey bulamaz insanlar. SeN bahanelerin arkasına sığınanlardan olma, git.

(Oysa daha doyamadım sana... Kokunu yeterince çekmedim içime... Yapacağımız çok şey vardı... Neler planlamıştık... Şimdi ne yapacağım ben? Nasıl duracağım ayakta? "Kal" dersem kalır mısın yar? Nasıl istiyorum yalan bile olsa "Bu gidiş sadece zorunluluktan, bekle beni döneceğim" demeni...)

Her aşk biter, SeN de git. Hem zaten biteceği daha baştan belli bir aşktı bizimkisi. SeN gitmesen belli ki bir gün ben gidecektim. Herkes kendi tercihini yaşar ve SeN tercihini yaptın.

(Benim aklım SeNDe kalacak. Sadece aklım değil yüreğim de... Bitmezdi bizim aşkımız. Asla terk etmezdim SeNi. Benliğimi, varlığımı, hayatımı adamıştım ben bu aşka. Beni tercih etmeni isterdim, benimle yaşamanı isterdim. Şimdi kimi ya da neyi seçtiğinin ne önemi var artık? Ağlayacağım ardından, kahretsin ağlayacağım...)

SeN mutluluğu hak eden bir insansın. Elbette ben de mutlu olacağım merak etme, git. Hayatımıza başkaları girecek ve biz belki de birlikte yaşadıklarımızı bir süre sonra hatırlamayacağız bile, git. Hangi yara kabuk bağlamamış ki bugüne kadar? Hangi ateş sönmemiş ki? Yapman gerekeni yaptın sen, git.

(SeNSiZ mutlu olabilir miyim ben yar? Unutabilir miyim bu kadar kolay? Yaşadığımız onca şeyi silebilir miyim? Mümkün değil, SeNi içimden çıkartıp atmam mümkün değil. Biliyorum, hiçbir ilaç iyileştiremeyecek SeNiN açtığın yarayı. SeNiN yaktığın SeVDa aTeŞi sönmeyecek. SeNiN mutlu olmanı istediğim de yalan. Mutlu olma yar, Benim gibi SeN de mutlu olma. Belki o zaman, yeniden dönersin bana...)

Haydi zaman geçiyor artık, git. Sevinmelisin gittiğine. Aslında SaNa teşekkür etmeliyim. Beni bu aşkın yükünü taşımaktan kurtardığın için. Rahatladım biliyor musun?

(GİTME BENİM GÜZEL SEVDALIM, GİTME. Beni bu aptal dünyada bir başıma bırakıp GİTME. Gidip de yüreğimi öldürme. İçim acıyor, kalbim sıkışıyor. BEN ASIL SENSİZLİĞİN YÜKÜNÜ TAŞIYAMAM GİT ME. NE OLUR, GİT ME...)

...

 

 

February 28

Bir Rüyamı bu...

       İstanbul'da ilk senemi geçirdiğim Beykoza sevgilerimle...
 
 
     Bir Cuma Günü, güneş batmaya yakın , gökyüzü küsmüş, neredeyse yağmur yağacak,
toprak kokan sokaklar, ölümün soğuk kokusunu andırmaya başlamış, kuru bir kalabalık,
arabalar, satıcılar adeta kilise korosu şeklini almış sanki bağırıp duruyorlar...
   Buğulu camların ardından bakarken, sonu bir türlü gelmeyen hayallere dalmıştım. Manasızca
caddeden geçen insanları izliyordum. Yaşamın, yaşamanın bir anlamı var mıydı? Her gün aynı
şeyleri yapmak yaşamak mı oluyor? İnsanların yüzlerinde anlam yok, yaşama dair iz yok,
tıpkı robotlar gibi proglamlanmış şekilde hareket ediyorlar. Ya ben? hiç yaşadım mı? hayatım
boyunca var oldum mu? Hayır, hatırlamıyorum. Ban hayatı dolu dolu yaşamadım. Çünkü güçsüzdüm.
Herşeyden kaçtım, küçük mutluluklarla yetinmedim, büyük mutluluklar istedim. Acılar , güçlükler
karşısında  kırılacak dal gibiydim. Hayatımı girdap haline getirdim. Acımasız hayatın dayanıksızlığımı
bilip bana açtığı savaşta yenildim.Herşeye yenildim ve herşey bitti...nasıl geçtiğini anlamadan...
    Hayatımı sanki geri getirecekmiş gibi kendimi sorgularken; birden gözüme küçük bir kız ilişti.
O kadar sevimliydi ki...Yüzünde derin bir gülümseme vardı. Gülümsemek...gülmek... ne kadar
hasret kaldım, bir gülücük için neleri vermezdim. O ise herşeyden habersiz yalnızca gülümsüyordu,
belki yapabildiği tek şey buydu. Küçüğüm, hayatında neler olacağını bilseydi, acılardan, aşklardan,
çözümü bir türlü bulunmayan sorunlardan haberi olsaydı bu kadar derin gülümser miydi?...Küçüğüm
dünyayı çevirip bütün kötülükleri yok etsem, yaşanabilir hale getirebilsem, sırf senin o masum gülüşün için...
   Fakat sonra birdenbire yok oldu... O tatlı gülücükte yok oldu..., bir anda bitti...Belki gitmemiştir, o çok
sevdiği saklambaç oyununu oynuyordur, belkide çok sevdiği pamuk şekerlerden almaya gitmiştir...
Benimle oynama küçük kız gülümse yine, ağzın kulaklarına varana kadar gül, hiçbir zaman yüzündeki
gülücüğü  söndürmelerine izin verme, hayat senin, elinden almasınlar...
   Hayır girmeyecek, biliyorum, hiç gelmeyecek. Çünkü onu korkuttum. O hiç gülmeyecek,
 küçük çocuklar gibi neşeli neşeli oynamayacak, sevdiği şekerlerden de yiyemeyecek...
Ömrünün sonuna dek yaşayan bir ölü olacak, ve sonunda hani nerede yaşam diyerek,
kendini sorgulayacak nasıl yaşadığına anlam veremeden... O küçük kız çocuğu....
 

Konuşulan konu livestrong

 

Hisse Senedi

livestrong
Biz bir camın iki tarafi gibi yakin iki mevsim kadar uzagiz.....!!! dermişim...